Bir planın içinde müzik, rol kartı, donuk imge ve doğaçlama yan yana durduğunda, yaratıcı dramanın bütün akrabaları aynı sofraya oturmuş gibi görünebilir. Ne var ki kalabalık bir sofra, yemeğin kendiliğinden iyi olacağını garanti etmez. Tekniklerin varlığı önemlidir; belirleyici olan, aralarında nasıl bir dramatik ve pedagojik ilişki kurulduğudur.
Bu soruya eskiden hızlıca “Hayır.” diye cevap verme eğilimindeydim. Okudukça ve kendi planlarıma yeniden baktıkça, kapıda kavram kontrolü yapmaktan çok tasarımın katılımcılara nasıl bir deneyim sunduğunu anlamanın daha yararlı olduğunu düşünüyorum. Bu yazı da son sözü söyleyen bir sınıflandırma değil; Adıgüzel, Sezgin ve National Drama’nın metinlerinden beslenen öz değerlendirme notum.
Önce kavramları birbirinin rakibi olmaktan çıkaralım
Yaratıcı drama; oyun, tiyatro ve eğitim alanlarıyla güçlü bağlar kurar. H. Ömer Adıgüzel, yaratıcı dramayı bir grubun ve grup üyelerinin yaşantılarından hareketle; doğaçlama, rol oynama ve oyunun olanaklarından yararlanılarak yürütülen canlandırma süreçleriyle açıklar. Ben Adıgüzel’in metnini okurken tek bir etkinlikten çok grup, amaç ve süreci birlikte düşünmem gerektiğini hatırlıyorum (Adıgüzel, 2016).
Bülent Sezgin’in karşılaştırmalı incelemesi, oyunlaştırmada oyunun daha çok araç; yaratıcı dramada ise sürecin kurucu öğelerinden biri olarak ele alınmasını tartışır (Sezgin, 2023). Bu tartışma bende, plana oyun eklemekle oyun üzerinden düşünme ve anlam üretme süreci kurmanın aynı şey olup olmadığını yeniden sorma ihtiyacı doğuruyor.
Aşağıdaki kısa notlar Adıgüzel’in ya da Sezgin’in bire bir sınıflandırması değil. Kavramları birbirine üstün tutmadan kendi planımı okumayı kolaylaştırmak için, bu kaynaklardan beslenerek oluşturduğum geçici bir ayrım.
- Oyun; kuralları, gönüllü katılımı, belirsizliği ve kendine özgü haz alanıyla başlı başına değerli bir deneyimdir.
- Dramatizasyon; çoğunlukla bilinen bir metnin, olayın ya da içeriğin canlandırılmasıdır. Yorum olanağı taşıyabilir; ancak akış ve sonuç büyük ölçüde önceden belliyse katılımcının süreci dönüştürme alanı sınırlı kalabilir.
- Tiyatro; oyuncu, kurmaca, biçim ve seyirci ilişkisi içinde anlam üreten bir sanat alanıdır. Gösteri ve seyirci içermesi, onu yaratıcı dramanın karşıtı yapmaz.
- Yaratıcı drama; katılımcıların rol ve kurmaca içinde bir durumu araştırdığı, kararlarıyla anlam ürettiği ve yaşantıyı değerlendirmeyle yeniden düşündüğü grup sürecidir.
Teknik kullanmak neden yetmez?
Donuk imge, sıcak sandalye, rol oynama ve doğaçlama güçlü araçlardır. Ben bazen hepsini aynı oturuma davet etmenin planı kendiliğinden güçlendirmediğini görüyorum; kalabalık misafir listesi, iyi sohbetin garantisi değil. Araç, amaç ve bağlamdan koptuğunda yalnızca yerine getirilen bir yönergeye dönüşebilir.
Katılımcılar bir fotoğraf oluşturabilir, sırayla konuşabilir ya da kısa bir sahne oynayabilir; buna rağmen ortak bir meseleyi rol içinde araştırmamış olabilir. Bir role şapka taktırmak kolaydır; o rolün neden şimdi, burada bir karar vermek zorunda olduğunu kurmak ise asıl tasarım işidir.
Bu nedenle kendi planımda tekniğin adından önce şunu soruyorum: Bu teknik, katılımcının neyi fark etmesine, denemesine veya yeniden kurmasına imkân veriyor? Yanıt yalnızca “eğlensin”, “konuyu öğrensin” ya da “etkinlik yapmış olsun” düzeyinde kalıyorsa dramatik yönü yeniden düşünmem gerekebilir.
Bir çalışmayı yaratıcı drama yapan, kullanılan tekniklerin sayısı değil; teknikler arasında kurulan anlamlı ilişkidir.
Kendi planıma bakarken kullandığım altı işaret
Aşağıdaki işaretler kaynaklardan alınmış bir ölçek ya da başkasının çalışmasına not verecek bir kontrol listesi değil. Okuduklarımdan hareketle önce kendi planıma dönmek için oluşturduğum küçük bir pusula. Her birinin aynı yoğunlukta bulunması gerekmiyor; yeni okumalar ve uygulamalar bu listeyi değiştirebilir.
- Kurmaca bağlam: Katılımcılar yalnızca hareket etmiyor; nerede, ne zaman ve hangi koşullar içinde bulunduklarını biliyor.
- Rol ve ilişki: Birini taklit etmekten öte, rolün bakış açısı ve diğer rollerle kurduğu ilişki araştırılıyor.
- Dramatik gerilim: Yanıtı baştan verilmemiş bir engel, ikilem, ihtiyaç, sır veya çatışan beklenti süreci harekete geçiriyor.
- Gerçek katılımcı kararı: Katılımcıların tercihleri yalnızca biçimi değil, olayların yönünü ve ortaya çıkan anlamı etkiliyor.
- Çoklu olasılık: Tek doğru sonuca ulaşmak yerine deneme, yanılma, yeniden kurma ve farklı bakış açılarına yer açılıyor.
- Yaşantıya dönen değerlendirme: Grup ne yaptığını söylemekle kalmıyor; rol içinde ne fark ettiğini ve kararların neyi değiştirdiğini düşünüyor.
Bir oyundan dramatik sürece: Bu yazı için kurduğum deneme
Aşağıdaki park örneği kaynaklarda aynen yer alan bir etkinlik ya da araştırma bulgusu değil; okuduklarımı uygulama diline çevirmek için bu yazıda kurduğum tasarım denemesi. Yerde belirlenen alanlar arasında müzikle hareket edilen ve müzik durduğunda bir alanda buluşulan çalışma, kendi başına hareket ve dikkat oyunu olabilir. Aynı yapıya yalnızca karakter adları eklemek de benim bugünkü okumama göre dramatik araştırmayı kendiliğinden kurmaz.
Şimdi oyunun cebine küçük bir kurmaca bırakalım: Bir mahallenin tek parkı yeniden düzenlenecek. Katılımcılar parkı farklı biçimlerde kullanan mahalle sakinleri, belediye görevlileri ve alanda yaşayan diğer canlıların savunucuları olsun. Alanların her biri olası bir düzenleme kararını temsil etsin. Yeni bir bilgi geldiğinde roller yer değiştirebilsin, ittifak kurabilsin veya önerisini yeniden düşünebilsin.
Burada hareket oyunu hâlâ kullanılabilir; fakat artık bir dramatik durumun hizmetindedir. Roller arasında farklı ihtiyaçlar, herkesi ilgilendiren sınırlı bir alan ve sonucu önceden bilinmeyen kararlar vardır. Değerlendirmede de “Park nasıl olmalı?” sorusunun tek doğru yanıtı aranmaz; hangi seslerin duyulduğu, hangi ihtiyaçların görünmez kaldığı ve kararların nasıl değiştiği konuşulur.
Kostüm, karakter adı veya hikâye eklemek tek başına yeterli değildir; kurmaca içindeki ilişkiler ve kararlar çalışmalıdır.
Değerlendirme, dersin sonucunu ilan etme yeri değildir
Adıgüzel, değerlendirme-tartışma aşamasını yaratıcı drama yaşantısının anlamlandırıldığı temel aşamalardan biri olarak ele alır (Adıgüzel, 2016). Ben kendi uygulamamda bu aşamayı bazen “Bugün ne öğrendik?” sorusuna fazla yaklaştırdığımı fark ediyorum. Cebimdeki doğru cevabı masaya bırakınca katılımcıların yaşantısından çok beklenen cümleyi dinlemiş oluyorum.
Bu nedenle daha açık soruları deniyorum: Rolünün kararını değiştiren an neydi? Hangi bilgiyi bilseydin başka davranırdın? Grupta hiç duyulmayan bir bakış açısı var mıydı? Aynı durum yeniden başlasa neyi farklı denemek isterdin? Böylece değerlendirmeyi sürece sonradan eklenen bir sınavdan çok anlam üretiminin devamı olarak kurmaya çalışıyorum.
Sahneye çıkmak yaratıcı dramayı bozar mı?
Benim bugünkü yanıtım hayır; sahneye adım atınca yaratıcı dramanın büyüsü bozulmuyor. National Drama, rol, anlatı, seyirci, bağlam, odak ve gerilim gibi öğelerin anlam yaratacak biçimde yapılandırılmasını drama ve tiyatro eğitiminin gücüyle ilişkilendiriyor (National Drama, 2025). Bu metni, yaratıcı drama ile tiyatro arasında üstünlük kurmak yerine iki alanın temas ve ayrım noktalarını dikkatle düşünme çağrısı olarak okuyorum.
Dikkat edilmesi gereken, bütün sürecin yalnızca kusursuz bir son ürün için araçsallaştırılıp araçsallaştırılmadığıdır. Ezber, tekrar ve yetişkin onayı katılımcının araştırma alanını ortadan kaldırıyorsa süreç daralır. Fakat paylaşım, üretilen anlamın başka insanlarla karşılaşmasına hizmet ediyorsa güçlü bir estetik deneyim yaratabilir.
Nitelik kadar etik ve erişim de tasarımın parçasıdır
Kendi uygulamamda dramatik gerilim ile katılımcının gerçek yaşamındaki hassas bir deneyimi açıklamaya zorlanmasını kesinlikle birbirinden ayırıyorum. Grubun yaşı, gelişim özellikleri, kültürel bağlamı ve destek gereksinimleri doğrultusunda güvenli bir kurmaca mesafesi kurmak benim sorumluluğum. Aşağılama, istem dışı temas, yarışma yoluyla dışlama ve özel yaşantıyı ifşaya zorlayan yönergeleri dramatik derinlik olarak görmüyorum.
Katılmanın tek biçimini konuşmak ya da sahnenin ortasında olmak olarak da kabul etmiyorum. Nesneyle katkı, eşli çalışma, ses, çizim, bir süre gözlem veya rol dışında düşünme gibi yolların gruba uygun olup olmadığını değerlendirmeye çalışıyorum. Fırsatları çeşitlendirmek, daha fazla kişinin deneyime erişmesi için benim planlamam gereken bir alan.
Planını yayımlamadan önce son kontrol
Bu sorular bir mühür değil, önce kendi planıma tuttuğum bir pusula. Başka bir çalışmaya “yaratıcı drama değildir” damgası vurmak için değil; neyi neden tasarladığımı yeniden görmek için kullanıyorum. Bazı oturumlar bilinçli olarak oyuna, beceri çalışmasına veya tiyatro provasına ağırlık verebilir; bunları önem sırasına dizmek yerine seçimin adını ve gerekçesini bilmeye çalışıyorum.
- Amaç ile kurmaca durum arasında görünür bir ilişki var mı?
- Rollerin bir ihtiyacı, amacı ve birbirleriyle ilişkisi bulunuyor mu?
- Dramatik gerilim, katılımcıları düşünmeye ve eylemeye davet ediyor mu?
- Katılımcıların kararları sürecin yönünü gerçekten değiştirebiliyor mu?
- Teknikler birbirini hazırlıyor ve derinleştiriyor mu, yoksa yan yana mı sıralanıyor?
- Farklı katılım yolları ve gerektiğinde rolden çıkma imkânı var mı?
- Değerlendirme yaşanan deneyime dönüyor mu?
- Ben bu çalışmayı neden böyle tasarladığımı açıklayabiliyor muyum?




Yorumlar
0 yayımlanmış yorumİlk sözü sen söyle.
Bu yazının sende uyandırdığı düşünceyi toplulukla paylaşabilirsin.