Nesnelerle role giriş üzerine okudukça ve küçük denemeler yaptıkça şunu daha çok düşünüyorum: Bazen kostüm dolabına değil, masadaki tek bir nesneye bakmak yeterli olabilir. Elbette nesne sihirli değnek değil; asıl mesele çember paydaşının onunla kurduğu ilişki, sakladığı bilgi ve vermek zorunda kaldığı karardır.
Masaya eski bir anahtar bırakalım. Bu anahtar bir evin kapısını, yıllardır açılmayan bir çekmeceyi ya da kimsenin dönmek istemediği bir odayı açabilir. Fakat tek başına anahtar henüz rol değildir. Rol; biri onu avucunda sakladığında, başka biri “Onu nereden buldun?” diye sorduğunda ve anahtarın kimde kalacağı bir meseleye dönüştüğünde başlar.
Nesne, role kısa bir yol açabilir; çünkü bedene bir davranış, kurmacaya bir iz ve ilişkiye bir ihtiyaç verir. Yine de nesneyi bir karakter etiketi gibi kullanmak çoğu zaman yüzeyde kalır. “Şapkayı takınca yaşlı oldun.” demek yerine “Bu şapkayı neden kimseye vermiyorsun?” diye sormak, rolün geçmişini ve amacını araştırmaya çağırır.
Üç denemenin ortak yolu
Aşağıdaki denemeler aynı düşünceyi farklı yönlerden sınar: önce beden, sonra gizli bilgi, son olarak ortak karar. Birbirinden bağımsız uygulanabilir; art arda kullanıldığında ise kısa bir role giriş dizisine dönüşür.
Bunlar her grup için değişmeden uygulanacak hazır reçeteler değildir. Eğitmen; grubun yaşı, deneyimi, amacı, çalışma mekânı ve destek gereksinimleri doğrultusunda yönergeleri, nesneleri ve katılım yollarını uyarlar.
1. Nesnenin bedende bıraktığı iz
Amaç, nesneyle kurulan ilişkinin bedensel davranışı ve rolün statüsünü nasıl değiştirdiğini fark etmektir. Anahtar, zarf, fular, boş defter, pusula ya da bilet gibi gündelik nesneler kullanılabilir.
Benim uygulama notum: Ses taklidi ya da karikatür aramak yerine tutuş, mesafe, bakış ve hızdaki değişimi izlemeyi tercih ederim. Değerlendirmede “Nesneyi tutuş biçiminiz rolünüz hakkında ne söyledi?” sorusuna dönebilirim.
- Eğitmen nesneleri çemberin ortasına bırakır. Her çember paydaşı bir nesne seçer ya da rastgele alır.
- Çember paydaşları kısa bir süre yalnızca nesnenin ağırlığını, dokusunu ve biçimini inceler.
- Eğitmen aynı nesnenin üç ayrı ilişkiyle taşınacağını söyler: çok değerli, görülmesi utandırıcı ve acilen birine ulaştırılması gereken.
- Eğitmen çalışmayı bir anda dondurur. Her çember paydaşı rolden tek bir cümle söyler: “Bunu yanımdan ayırmıyorum çünkü…”
2. Nesnenin sakladığı bilgi
Amaç, rolün amacını, dinlemeyi ve gerilimi gizli bilgi üzerinden güçlendirmektir. Kapalı bir zarf, kilitliymiş gibi kullanılan bir kutu ya da içine yazı yazılmamış bir not defteri yeterlidir.
Benim uygulama notum: Nesnenin ayrıntısını çoğaltmak yerine roller arasındaki ihtiyacı izlemeye çalışırım. Gerilimin zarfın içinden değil, bilgiyi paylaşmanın sonucundan doğup doğmadığını “Hangi bilgi kararınızı değiştirdi; hangisi eksik kaldı?” sorusuyla konuşabilirim.
- Eğitmen ikililer oluşturur. Nesne rollerden birinde kalır; nesnenin taşıdığı bilgiyi yalnızca o rolün bildiği kabul edilir.
- Eğitmen ikinci role nesneye ihtiyaç duyması için açık bir gerekçe verir: birini korumak, bir kararı durdurmak ya da kayıp bir izi tamamlamak.
- Nesneyi tutan rol konuşma boyunca bilgiyi açıklamayı, saklamayı ya da yalnızca bir bölümünü paylaşmayı seçer.
- Karşılaşma yeniden oynanır; bu kez rollerin birbirleri hakkında bildiği tek bir ayrıntı değişir.
- Başlangıç için “Bunu bana kimin verdiğini sorma.” ya da “Eğer bugün açılmazsa yarın çok geç olabilir.” cümlesi kullanılabilir.
3. Nesne kimin elinde kalmalı?
Amaç, rol içinde gerekçe üretmek, farklı ihtiyaçları tartmak ve ortak kararın sonuçlarını görmektir. Tek bir harita, son tren bileti, okulun anahtarı ya da ortak hafızayı temsil eden bir nesne kullanılabilir.
Benim uygulama notum: “Doğru cevabı” buldurmaya çalışmak yerine her seçeneğin kimi güçlendirdiğini, kimi beklettiğini ve ilişkiyi nasıl değiştirdiğini araştırmayı denerim. Değerlendirmede “Başka bir karar verilseydi kim etkilenirdi?” diye sorabilirim.
- Eğitmen üç ya da dört kişilik gruplar kurar. Her role nesne üzerinde farklı ve savunulabilir bir hak verir.
- Roller önce bildiklerini paylaşır; ardından nesnenin kimde kalacağına karar verir. Oy birliği zorunlu değildir, fakat her seçimin gerekçesi görünür olmalıdır.
- Grup karardan hemen sonraki anı canlandırır: Kapı açılıyor mu, tren kaçıyor mu, biri korunuyor mu, başka biri dışarıda mı kalıyor?
- Sahne geri sarılır ve yalnızca bir rolün önceliği değiştirilerek başka bir karar denenir.
Nesne seçerken güvenlik ve kurmaca mesafe
Nesnenin merak uyandırması önemlidir; fakat güvenli ve erişilebilir bir sürecin yerini tutmaz. Eğitmen, gerçek yaşantının açıklanmasını zorunlu kılmadan kurmacaya yeterli mesafe açar.
- Tek bir öyküyü dayatmayan, birden fazla anlam kurmaya açık gündelik nesneler seçmeye çalışırım.
- Kişisel, kutsal, pahalı ya da mahrem nesneler yerine güvenli kopyaları ve temsili malzemeleri kullanırım.
- Dokunmak istemeyenler için gözlem, betimleme, çizim, ses ya da eş aracılığıyla katılım yolları düşünürüm.
- Gerçek yaşamdaki hassas bir anının açıklanmasını beklemem; kurmaca mesafeyi korumaya dikkat ederim.
- Nesneyi yalnızca ilgi çekici olduğu için değil, rolün kararını ve ilişkisini etkilediği sürece çalışmada tutarım.
Bu denemeleri hangi okumalar besledi?
Neelands ve Goode’un dramatik uzlaşımları işlevleriyle ele alan çalışması, O’Neill’ın süreçsel dramada rol ve stratejilere ilişkin yaklaşımı, Bowell ile Heap’in planlama üzerine kitabı bu denemeleri düşünürken beslendiğim kaynaklar oldu.
Bu kitaplarda yukarıdaki üç etkinlik aynen yer almıyor. Ben, kaynakların açtığı sorulardan hareketle beden, gizli bilgi ve ortak karar eksenlerinde bu küçük akışları oluşturdum. Dolayısıyla örnekler bir araştırma bulgusu ya da kaynakların önerdiği hazır reçete değil; gerçek bir grupta yaş, deneyim, erişim ve güvenlik bakımından yeniden düzenlenmesi gereken kişisel tasarım denemelerim.
Role giriş, çoğu zaman uzun bir karakter tanıtımına ihtiyaç duymaz. İyi seçilmiş bir nesne; bedene bir davranış, role bir amaç ve gruba ortak bir soru verebilir. Anahtarın hangi kapıyı açtığını bilmekten önce, onu kimin sakladığını ve neden teslim etmek istemediğini merak ettiğimiz anda drama başlar.
Rol bazen bir şapkanın altında değil, anahtarın kime teslim edildiği anda görünür olur.




Yorumlar
0 yayımlanmış yorumİlk sözü sen söyle.
Bu yazının sende uyandırdığı düşünceyi toplulukla paylaşabilirsin.