Tamer Levent, Türkiye’de yaratıcı dramanın gelişimine öncülük eden isimlerden biri. İnci San’la yürüttüğü çalışmalar, alandaki uygulama birikimine ve eğitimle kurulan bağa önemli katkılar sundu. H. Ömer Adıgüzel’in alan tarihi çalışmasında bu ortaklığın belirleyici bir yerde durması da bundan: Levent’in emeği, yaratıcı dramanın Türkiye’deki gelişim öyküsünün içinde yer alıyor (Adıgüzel, 2008).
Çemberde İz Bırakanlar dizisinin ikinci portresini, sanatçı ve eğitmen Tamer Levent’in bu emeğine ayırıyoruz. Sahneden üniversiteye, atölyelerden “Sanata Evet” çağrısına uzanan çalışmalarını hatırlamak, bugün içinde bulunduğumuz alanın nasıl geliştiğini anlamamıza da yardımcı oluyor.
Drama alanındaki daimi öğrenme yolculuğum sürerken, bu birikime saygı ve şükranla yaklaşıyorum. Yazının odağında Levent’in katkıları var; kendi uygulama notuma ise bu katkıların açtığı düşünme alanından hareketle, kısa bir bölümde yer veriyorum.
Sahne deneyimini eğitimle buluşturan bir sanatçı
Çukurova Üniversitesinin yayımladığı kongre yaşam öyküsüne göre Levent, Ankara Devlet Konservatuvarında 1971’de başladığı eğitimini 1977’de tamamladı; Devlet Tiyatrolarında oyuncu ve yönetmen olarak çalıştı. Yaratıcı oyunculuk dersleri ve drama atölyeleri de bu sanat yaşamının önemli bir parçası oldu (Çukurova Üniversitesi, 2019).
Adıgüzel, Levent’in oyunculuk eğitimindeki tek doğruya bağlı yaklaşımları sorgulayarak doğaçlama ve yaratıcılık üzerine okumalar yaptığını anlatıyor. John Hodgson’ın çalışmalarından yararlanması, Dorothy Heathcote’un yaklaşımıyla karşılaşması ve öğrendiklerini amatör tiyatrocularla uygulaması, bu arayışın somut adımları arasında (Adıgüzel, 2008, s. 14–15).
Bu çalışma biçiminde, sanatçının merakını başkalarının öğrenmesine açan bir çaba görüyorum. Okumak, denemek ve deneyimi paylaşmak birbirini besliyor. Levent’in drama alanındaki katkısını anlamak için, sahne birikimini eğitim ortamlarına taşıyan bu emeğe yakından bakmak gerekiyor.
1982: İnci San’la kurulan ortaklık
Perihan Korkut’un alan raporu, 1982’de İnci San ile Tamer Levent’in Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesinden yaklaşık yetmiş öğrenciyle yürüttükleri çalışmaları anlatıyor. Sanat eğitimi, yaratıcılık ve doğaçlamayı buluşturan bu ortak çalışma, sonraki yıllarda farklı öğrenci gruplarıyla sürdü (Korkut, 2018, böl. 2).
Adıgüzel’in tarihsel incelemesi de üniversite öğrencileri ve amatör tiyatrocularla yapılan çalışmaların yanı sıra öğretmenlerle yürütülen hizmet içi eğitimleri ele alıyor; bu çalışmaların uygulama boyutunda Levent’in doğrudan rolünü vurguluyor (Adıgüzel, 2008, s. 14–15).
Burada uzun süreli bir çalışma arkadaşlığının değeri belirginleşiyor. San’ın sanat eğitimi alanındaki birikimiyle Levent’in oyunculuk ve doğaçlama deneyimi bir araya geliyor. Levent’in katkısını bu ortaklık içinde anlatmak, emeğinin hangi buluşmalarla geliştiğini ve başkalarına nasıl ulaştığını da görünür kılıyor.
Atölyeden alana: Seminerler ve Çağdaş Drama Derneği
1985’te Ankara’da gerçekleştirilen ilk uluslararası eğitimde drama semineri, bu birikimin daha geniş bir çevreyle paylaşılmasında önemli bir adım oldu. Korkut, San ile Levent’in Ankara Alman Kültür Merkezi ve İngiliz Kültür Derneğiyle birlikte çalıştığını; Levent’in, Hans Wolfgang Nickel, Marlies Krause ve Wolfgang Tiedt ile birlikte atölye yürüten isimler arasında bulunduğunu aktarıyor (Korkut, 2018, böl. 2.1).
1985, 1987 ve 1989 seminerlerinde buluşan eğitimciler, sanatçılar ve farklı mesleklerden katılımcılar arasındaki ilişki, dernekleşmeye uzandı. Levent, 1990’da kurulan Çağdaş Drama Derneğinin kurucuları arasında yer aldı (Korkut, 2018, böl. 2–3).
Bu gelişim çizgisini, bir atölyede başlayan emeğin ortak bir çalışma alanına dönüşmesi olarak okumak mümkün. Levent’in katkısı da bu süreklilikte anlam kazanıyor: Uygulama yapmak, deneyimi paylaşmak ve bu paylaşımın sürebileceği ortamların oluşmasına emek vermek. Bugün yaratıcı drama alanında çalışanlar için hatırlanmaya değer bir birikim bu.
Sanata Evet: Yıllara yayılan bir çağrı
“Sanata Evet”, Levent’in sanat anlayışını kamusal alana taşıdığı çağrılardan biri. Ece Temelkuran’ın 22 Ağustos 1994 tarihli Cumhuriyet haberi, aynı adı taşıyan kampanyanın Bursa Devlet Tiyatrosundaki etkinliklerle başladığını bildiriyor. Levent’in konuşması ve hazırladığı bildiri, sanatı daha geniş kitlelerle buluşturma ve alışılmış kalıpların ötesinde düşünme amacıyla aktarılıyor (Temelkuran, 1994).
Bu kampanya, düşüncenin belgelenmiş adımlarından biri. Levent, Anadolu Ajansına verdiği 11 Mart 2024 tarihli söyleşide “Sanata Evet” anlayışını yaklaşık kırk yıldır çeşitli buluşmalarda anlattığını söylüyor. Sanatı merak etme, düşünme ve çözüm arama biçimlerimizle ilişkilendiriyor; gündelik yaşamı da sanat üzerine düşünmenin alanına katıyor (Kalyoncuoğlu, 2024).
Çağrı, Instagram’da kullandığı @sanataevet adında da karşımıza çıkıyor. İstanbul Drama Sanat Akademisinin 27 Mart 2026 tarihli paylaşımı, Levent’in Dünya Tiyatro Günü mesajını aktarırken hesabını bu adla etiketliyor (İstanbul Drama Sanat Akademisi, 2026). Bu süreklilik, “Sanata Evet”i onun çalışmalarını birlikte okumamıza yardımcı olan bir ifade hâline getiriyor.
Kendi sözleriyle: Sanatın süreci ve ürünü
Levent, İKSV’nin yayımladığı 2024 Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi’nde şöyle yazıyor: “Sanat, süreç ve ürün devamlılığının hiç bitmeyen gelişmesidir.” “Yaşama Sanatının Navigasyonu Tiyatro” başlıklı bu metinde düşünce geliştirmeyi, bilgiyi uygulamada kullanmayı ve tiyatronun yaşamla ilişkisini öne çıkarıyor (Levent, 2024).
Bildiriyi okurken, onun sanat anlayışında ortaya çıkan ürünle o ürünü mümkün kılan düşünme ve çalışma sürecinin birlikte ele alındığını görüyorum. Eğitmen olarak bu vurgu benim için de değerli: Bir çalışmanın sonunda ne ortaya çıktığı kadar, katılımcıların üretirken hangi kararları verdiğine de dikkat etmeyi hatırlatıyor.
Yeni kuşaklarla sürdürülen buluşmalar
Çukurova Üniversitesinin kongre kaydı, Levent’in Ankara ve Anadolu üniversitelerinin yanı sıra New York Üniversitesi, Berlin Yüksek Sanat Okulu, Bretton Hall College ve Warwick Üniversitesindeki yaratıcı oyunculuk derslerine de yer veriyor. 2019’daki kongrede “Uyum-Uyumsuzluk ve Sanat” başlıklı atölyesiyle bulunması, eğitim alanındaki çalışmalarının sonraki yıllarda da sürdüğünü gösteriyor (Çukurova Üniversitesi, 2019).
Daha yakın tarihli bir örnek, TED Ankara Kolejinin 24 Nisan 2025 buluşması. Okulun haberine göre Levent, lise öğrencileriyle tiyatro, sanat ve yaratıcı drama üzerine konuştu; doğaçlama etkinlikleri gerçekleştirdi (TED Ankara Koleji, 2025).
Bu kayıtları yan yana okumak, yıllar boyunca farklı öğrenme ortamlarında paylaşılan bir deneyimi görünür kılıyor. Levent’in portresinde bu sürekliliğin özel bir yeri var: Birikimini öğrencilerle ve atölye katılımcılarıyla paylaşmaya devam eden bir sanatçı.
Bu okumadan uygulamaya küçük bir not
Levent’in süreç ve ürün ilişkisine yaptığı vurgudan hareketle, yetişkin bir eğitmen grubunda denenebilecek şu kısa tasarımı kendi defterime not ediyorum: Bir kültür merkezindeki tek odayı aynı saatte kullanmak isteyen tiyatro grubu, sergi ekibi ve mahalle gönüllüleri ortak bir çözüm arıyor. Gruplar rollerini üstlenip ihtiyaçlarını belirliyor; ardından birlikte bir kullanım önerisi geliştiriyor. Bu kurmaca, Levent’in bir atölyesinden aktarım değil, bu okuma için hazırladığım bir uygulama önerisi.
Rol dışına çıkıldığında “Hangi öneriniz değişti; hangi gerekçe bunda etkili oldu?” sorusu tartışılabilir. Böylece oda için bulunan çözümün yanında, o çözüme nasıl ulaşıldığı da konuşulur. Denemek isteyen eğitmen, tasarımı kendi grubunun özelliklerine göre geliştirebilir.
Bir emeğe teşekkür
Tamer Levent’in yaratıcı drama alanındaki yerini, kuruluş yıllarındaki çalışmalarından yeni kuşaklarla buluşmalarına uzanan bu emek üzerinden düşünmek istiyorum. Onun gelişmesine emek verdiği alanda bugün okuyan, uygulayan ve öğrenmeye devam eden biri olmak, benim için aynı zamanda bir teşekkür nedeni.
Yaratıcı dramaya, sanat eğitimine ve birlikte düşünme kültürüne verdiği emek için Tamer Levent’e saygı ve şükranla. “Sanata Evet” çağrısını, yapılanları tanıyarak ve kendi çalışmalarımıza da özen göstererek karşılamak dileğiyle.




Yorumlar
0 yayımlanmış yorumİlk sözü sen söyle.
Bu yazının sende uyandırdığı düşünceyi toplulukla paylaşabilirsin.