Bu haftaki taramada öğretmenlere açılan bir atölye programı, drama ve dil öğretimini buluşturan bir yüksek lisans, tiyatro alanının yapay zekâ üzerine görüşleri ve drama eğitimi araştırmalarının toplu değerlendirmesi yan yana geldi. Hepsi aynı türden kanıt sunmuyor: Duyuruyu sonuç, kurum görüşünü araştırma bulgusu gibi okumamaya çalıştım.

Başlıktaki tarih, seçkiyi hazırlarken baktığım haftayı gösteriyor. Aşağıdaki kaynakların her birinin yayımlanma veya güncellenme tarihini ayrıca belirtiyorum; tarihi açık olmayanları o haftanın yeni yayını olarak sunmuyorum.

İstanbul’da öğretmenlere tiyatro ve yaratıcı drama atölyeleri

Tuzla İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün 18 Eylül 2026 tarihli duyurusuna göre İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğünün İstanbul Tiyatro Okulu Projesi kapsamındaki öğretmen atölyeleri 21 Eylül’de başladı. Program 13 Kasım’a kadar haftada iki gün 16.00–19.00 arasında İstanbul Masal Okulu Üsküdar Şubesinde yürütülecek. Yaratıcı drama, doğaçlama ve tiyatro uygulamaları duyurulan içerikler arasında; kontenjan sınırlı.

Benim için sevindirici olan, öğretmenlerin bu alanlarda birlikte deneme yapabileceği bir sürecin açılması. Yine de duyuru ayrıntılı öğrenme çıktıları, eğitmen kadrosu veya değerlendirme sonuçlarını vermiyor. Programın niteliğine ve sınıfa taşınmasına ilişkin hükmü, yalnız başlığa bakarak kuramayız.

Kaynak bir başlangıç ve program duyuruyor; henüz bir etki sonucu bildirmiyor.

Warwick’te drama eğitimi ve dil öğretimi

University of Warwick’in “Drama Education and English Language Training MA” sayfasında bir yıllık tam zamanlı programın başlangıcı 27 Eylül 2027 olarak yer alıyor. Program, drama eğitimi ile TESOL çalışmalarını; atölye tasarımı, sınıf içi etkileşim ve bağımsız araştırmayla ilişkilendiriyor. Üniversite, drama odaklı modüllerde yaklaşık 15–20 kişilik çalışma grupları öngörüyor. Bu bir program tanıtımı; programın bağımsız etki değerlendirmesi değil.

Buradan kendi uygulamama taşıdığım soru şu: Dil öğrenen katılımcı kurmaca bir durumda karar alıp sonucu yeniden görebiliyor mu, yoksa canlandırma yalnızca hedef sözcüklerin tekrarına mı dönüşüyor? Üniversitenin sunduğu yapı bu soruyu düşünmek için ilginç; tek başına bir yanıt vermiyor.

Tiyatro alanının yapay zekâ stratejisine katkısı

European Theatre Convention, Avrupa Komisyonunun kültür ve yaratıcı sektörlere yönelik yapay zekâ stratejisi için sunduğu görüşte insan yaratıcılığını ve dil çeşitliliğini merkeze alıyor. Çeviri, üst yazı, erişilebilirlik, yönetim ve izleyici geliştirme gibi sahne arkasındaki kullanımları yararlı görüyor; küçük tiyatroların ve azınlık dillerinin görünürlüğünü de gözetiyor.

Bu bir sektör kuruluşunun politika önerisi; tiyatrolarda yapay zekâ kullanımının etkisini ölçen araştırma değil. Eğitimdeki karşılığı üzerine kendi yorumum şu: Hazırlığı kolaylaştıran araçlarla katılımcının fikrini ve eğitmenin pedagojik sorumluluğunu bir araca devretmek aynı karar değildir.

Kurum görüşü ile araştırma bulgusunu ayrı okumak, tartışmayı daha açık tutuyor.

Araştırma rafı: 351 drama eğitimi çalışması

Royal Shakespeare Company ile Cultural Learning Alliance’ın hızlı kanıt taramaları sanat eğitiminin dört alanındaki toplam 1.176 çalışmayı kapsıyor. Drama eğitimi başlığında 2004–2024 arasından 351 çalışma bulunuyor. Özet sayfa, özne olma, iyi oluş, iş birliği, iletişim, empati, bilişsel süreçler ve yaratıcılıkta olumlu bulgular raporluyor. Sayfa kesin bir yayın günü göstermediğinden bu raporu “21–27 Eylül’de yayımlandı” diye sunmuyorum; bu haftaki araştırma okumamıza ekliyorum.

Bu hızlı tarama tek bir öğrenci örneklemi veya ortak bir etki büyüklüğü sunmuyor. Araştırmaların yöntemleri ve bağlamları farklı; İngilizce yayımlanmış ABD ve Birleşik Krallık çalışmaları ağırlıkta. Benim uygulama sorum daha dar: Katılımcının hangi kararı kurmacayı değiştirdi, başka bir bakışla nerede karşılaştı ve bunu nasıl gözlemleyebilirim? Genel olumlu tablo, o somut soruları atlamamıza gerekçe olmamalı.

Bu haftadan kalan soru

Öğretmen eğitimi, lisansüstü program ve politika önerisi farklı düzlemlerde ilerliyor. Yine de her birini okurken katılımcının veya üreticinin karar alanına bakmak yararlı olabilir: Hazır bir sistemi mi uyguluyoruz, yoksa insanlar süreçte gerçekten bir şeyi değiştirebiliyor mu? Bu soru kaynakların sonucu değil, onlardan hareketle kurduğum editoryal bir soru.

21–27 Eylül döneminde gözümüzden kaçan ve birincil kaynağına ulaşabildiğiniz bir gelişme varsa bize iletebilirsiniz. Duyuruyu sonuçtan, yorumu kaynaktan ayırarak birlikte okumayı sürdürelim.